Kalite ve Zamanında Hizmet

İpar Grafik ve Matbaacılık ile...

Fotograf: Tabiatta mevcut varlıkların veya şekillerin görüntülerinin ışığa duyarlı kağıt veya film üzerine ya da digital ortamlara yazımlanmasıyla elde edilen ürün.

Obtüratör(Örtücü): Film düzlemine ulaşacak olan ışık miktarının filmi ne kadar süre ile etkileyeceğini belirleyen mekanik parça. Saniyenin kesirleri ile ifade edilirler. (T, B, 1 saniye, 1/2sn , 1/4sn, 1/8sn, 1/15sn, 1/30sn, 1/60sn, 1/125sn, 1/250sn, 1/500sn, 1/1000sn …..)

Objektif: Genellikle birden fazla mercek elemanından oluşan ve temel işlevi film düzlemi üzerine seçik görüntü düşürmek olan parça. Dar açılı, normal, geniş açılı ve zoom olmak üzere dört tem başlık altında ele alınabilir.

Diyafram: Fotoğraf makinalarının objektiflerinde açılıp kısılarak filme ulaşacak ışık miktarını ayarlayan parça.

Vizör (Bakaç): Makinada oluşan görüntünün olabildiğince aynını gösteren ve mercekler düzenine dayanan parça.

Flash: Kısa süreli fakat çok parlak ışık yayan yapay aydınlatma kaynağı.

Pozometre(Işık ölçer): Fotoğrafı çekilecek bir cisim üzerine düşen ya da ondan yansıyan ışık miktarını ölçmek amacıyla kullanılan elektronik araç.

Emniyet Işığı: Karanlık odada kullanılan film ve kartları etkilemeyen kırmızı, koyu yeşil ve turuncu çalışma ışığı

Tripot (Üç ayaklı sehpa): Fotoğraf çekiminde ortaya çıkabilecek sarsıntıları önlemek için kullanılan araç.

CCD: Dijjtal fotoğraf makinelerinde görüntü yazımlamayı destekleyen teknoloji. Bu makinelerde, pozometrelerde kullanılan ve ışığa karşı çok hızlı tepki veren silikon hücrelerinin milyonlarcasının biraraya gelmesiyle oluşan CCD (Charged – Coupled – Device) teknolojisi kullanılmaktadır. Bu teknoloji ile görüntüler artık film gibi bir elemana değil, doğrudan sayısal ortamlara yazımlanmaktadır.

LCD (Liguid-Cyrstal-Display): Digital fotoğraf makinalarının renk hassasiyetini gösteren ön izleme ekranıdır. Bununla görüntüler çekilirken izlenebilir ve gereken değişiklikler yapılabilir.

Digital Fotografçılık: Görüntüleri film yerine doğrudan digital (sayısal) ortamlara kaydeden teknolojilerin genel adı.

Yarı digital fotoğrafçılık: Opak veya saydam görüntülerin scannerda taranarak bilgisayar ortamına aktarılması ve yeniden düzenlenmesi işlemlerine verilen ad.

Film: Fotoğraf çekilecek konunun görüntüsünü saptamak için ışığa duyarlı madde ile kaplanmış saydam taşıyıcı.

Maskeleme: Fotoğraf baskısı sırasında görüntünün belirli bölgelerinin ışık almasını önleyerek tonların istenilen biçimde elde edilmesini sağlayan yöntem.

Emülsiyon(Duyarkat): Fotoğraf film ve kağıtlarında, görüntünün oluşturulabilmesi için kullanılan ve gümüş tuzlarından oluşan ışığa karşı duyarlı katman.

Gamma ve Gradasyon: Bir fotoğraf malzemesinin sertlik ve yumuşaklık bakımından erişebileceği maksimum siyahlanma derecesine gradasyon denir. Gamma ise gradasyon ölçü birimidir ve bir fotoğraf malzemesinin sertlik veya yumuşaklık derecesini sayısal olarak ifade eder.

Negatif: Duyarkat üzerinde çekim ve geliştirme işlemlerinden sonra oluşan fakat gerçekte parlak olan yerlerin siyah, karanlık olan yerlerin ise açık çıkdığı ters görüntü.

Diapozitif: Renkli veya siyah-beyaz saydam resim. Pozitif görüntü olarak perdeye yansıtılarak kullanılan film türü.

ASA, ISO ve DIN: Filmlerin ışığa karşı duyarlılıklarını belirleyen ölçü birimi ASA, Amerikan standardını, DIN Alman Standardını, ISO ise uluslararası fotoğraf film standardını ifade eder.

Roll film: Bir tarafı ışığa karşı duyarlı duyarkat ile kaplanmış ve diğer tarafı kıvrılmaya karşı işlem görmüş plastik kaplı ince saydam film.

Opak: Işık geçirmeyen ve saydam olmayan malzeme. Örneğin renkli veya siyahh beyaz karta basılı fotoğraflar birer opaktır.

Agrandizör: Negatiflerin kendi orjinal boyutlarından daha büyük boyutlarda basılabilmesini sağlayan optik araç.

Kontak Baskı: Filme çekilmiş görüntünün; başka bir film, kart ya da kalıp üzerine konularak pozlandırılması.

Spiral: Fotoğraf filmlerinin banyosunda kullanılan ve banyoların filmin bütün satıhlarına homojen (dengeli ) olarak temas etmesini sağlayan metal ya da plastikten üretilmiş karanlık oda ekipmanı.

Film Banyo Tankı: Çeşitli boyutlardaki filmlerin banyo edilmeleri için, ışık geçirmeyen fakat kimyasal eriyiklerin doldurulup boşaltılmasını olanaklı kılan ve böylece filmlerin banyo edilmesi işlemlerinin ışık altında da yapılabilmesini sağlayan, çelik ya da bakalit gibi maddelerden yapılmış kaplardır.

Developer (Geliştirici): Işığa karşı duyarlı malzemelerde ışık görmüş gümüş tuzlarını ayrıştırarak siyah metalik gümüşe dönüşmesini sağlayan kimyasal bileşimlerdir. Film ve kart banyosunda ilk uygulanan banyo geliştirici banyodur. Bu banyoda, kart üzerine pozlanan gizli görüntü görülebilir hale gelir.

Fikser(Saptama Banyosu): Işığa duyarlı malzemelerde poz görmeyen kısımlardaki emülsiyonun atılmasını sağlayan banyo işlemi. Film artık ışıktan etkilenmez hale gelir.

Paspartu: Bir resmin, çevresinde genişçe bir çerçeve oluşturacak biçimde ortasına yerleştirildiği kalın karton veya mukavva üzerinde yapılan sergiye hazırlık çalışmasına verilen isim. Paspartu üzerinde eserin kendisinden başka, eser asahibini ve eserin adına ilişkin bilgiler yer alır.

SLR (Single Lens Refleks): Tek objektifli refleks makinalardır.Görüntüyü doğrudan doğruya objektiften alarak bir ayna düzeneği yardımıyla vizöre iletirler. Bu nedenle makinanın objektifi değiştirildiğinde ya da objektif önüne herhangi bir filtre takıldığında ortaya çıkan etkiler vizörden izlenebilir.

TTL: Kendi bünyesinde ışık ölçümü yapan fotoğraf makinesi özelliği .

Silicajel: Fotoğraf makinalarının ve ekipmanlarının nemden zarar görmesini önlemek amacıyla fotoğraf çantalarına ya da bu ekipmanların saklandığı dolaplara konulan, nem emici özelliği bulunan bir madde.

Retüş:
1. Gerekli film düzeltmeleri, filmde istenmeyen yerlerin abdekle kapatılması.

2. Bozuk, kırık fotoğraflar üzerinde geleneksel yöntemle fırçalar, düzeltme kalemleri ve boyalarla veya bilgisayar ortamında yapılan düzeltme işlemlerinin genel adı

Filtre: İçinden geçen ışığın özelliklerinde çeşitli değişiklikler yaratan cam, jelatin ya da asetattan yapılmış çeşitli renklerdeki araçlardır. Fotoğraf makinasının objektifine takılan düzeltme ya da özel efekt amaçlı filtreler olabildiği gibi karanlık odada renkli fotoğraf baskısı için kullanılan renk filtreleri ya da reprodüksiyon (renk ayrım) filtrelerinden söz edilebilir.

Kontrast: Bir görüntünün en aydınlık ve en karanlık kısımları arasındaki ton farklılığı. Kontrastı etkileyen faktörler; konunun aydınlatma oranı, objektifin özellikleri, duyarlı malzemelerin özellikleri, banyo edilme oranı, agrandizörün özellikleri ve yüzey dokusu.

Dekupe: Bir bütünden belli biçimlerde parçalar kesme ya da bir görüntünün etrafını boşaltma işlemi.

Fotoflue: Fotoğraf filmlerinin yıkanmasından sonra en son aşamada suya damlatılarak film üzerinde kireç vb. lekelerin oluşmasını önleyen sıvı kimyasal madde.

Makro Fotografi (Close- Up / Yakın Plan) : Fotoğrafı çekilen uzatma tüpü, yakınlaştırıcı mercek, körük gibi bazı özel ekipmanlar kullanarak, konunun yakın plan görüntülerini sağlayan fotoğraf tekniği.

Mikro Fotografi: Boyutları çok küçük olan, çıplak gözle görülmeyen bir konunun mikroskop yardımıyla defalarca büyütülerek ayrıntılı görüntülerinin elde edilmesine ilişkin uygulamaların tümü. Mikrofotografi, daha çok fen bilimleri alanına (tıp, ziraat, biyoloji, kimya vb) hizmet eder.

Alan derinliği: Üzerinde odaklama yapılan cismin önünde ve arkasında oluşan seçik alandır. Alan derinliği yüksek olan fotoğraflarda görüntünün tamamı nettir. (Örneğin, manzara fotoğrafları) Alan derinliği düşük olan fotoğraflarda ana konu net, ana konunun önünde ve arkasındaki boşluk fludur.

Adını renkli bir kitap koyduk, ancak bu bir dergi, broşür, katalog, kurumsal kimlik çalışması, ambalaj, pul, afiş ya da aklınıza gelecek herhingi bir basılacak materyal olabilirdi.

Kitabımız, matbaamıza çeşitli kanallardan gelmiş olabilir. Bu kanallardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz: Yazarın kendisi, bir yayınevi, bir ajans, yazarı ya da konuyu destekleyen bir sponsor kişi ya da kuruluş, bir ticari işletme, bir kamu kuruluşu....

Müşterimiz bir yayınevi ya da ajans ise kitabımız muhtemelen baskıya hazır halde matbaamıza getirilecektir. Ancak, kitabın tasarımı ve üretimi basımevimiz bünyesinde yapılacaksa, geleneksel ofset baskı sistemiyle çalışan bir matbaada, kitabımızın aşağıdaki süreçlerden geçmesi gerekecektir.

Taslak çalışması : Kitabın ebadı, kullanılacak kağıt cinsi, renk sayısı vb. özellikler kararlaştırıldıktan sonra, kitaba girecek yazılı ve görsel unsurların sırasını, yerini belirten ve tipo grafik öğelerin kullanımına ilişkin (yazı puntosu, karakteri, sütun genişliği vb.) fikir verecek bir ön çalışma yapılması zorunludur. Bu ön çalışmalar kaba taslak diyebileceğimiz fikir taslaklarından, bilgisayar çıktıları üzerinde görülebilecek ayrıntılı taslaklara kadar bir dizi hazırlık aşamasını içerebilir. Taslak hazırlama süreci, tasarımın en önemli bölümlerinden birisidir.

Dizgi, grafik, tashih: Taslak mizanpajı hazırlanmış kitabımız için bilgisayar ortamında oluşturulacak bir şablon sayfa üzerinde yazıların, dilbilgisi kurallarına uygun bir şekilde ve hedef kitlenin özelliklerine, kitabın türüne uygun tipografi kullanımıyla yeniden yazılması işlemine dizgi diyoruz. Dizgi aşamasının ardından gelen ve düz metinler, başlıklar, spotlar vb. yazılı unsurların yanısıra görsel unsurların (fotoğraf, resim, illüstrasyon, renk vb.) belli ilkeler gözetilerek düzenlenmesi işini ise grafik tasarım olarak adlandırıyoruz. Tasarım işi bitmiş sayfaların kağıt üzerine alınmış çıkışlarında yapılan ve dizgi hatalarını, görsel düzenlemeye ilişkin yanlışlıkları düzeltme aşaması ise tashih adıyla anılıyor. Tashih aşamasında işin kağıt çıktıları genellikle müşteri temsilcisi ya da müşteri tarafından ( yayınevlerinde düzeltmen) kontrol edilir, hatalar kalem ile belirtilir ve hatalı bölümler bilgisayar ortamında yeniden düzeltilir.

Film: Dizgisi, tasarımı tamamlanmış ve kontrol edilerek düzeltilmiş olan kitabımız artık baskıya hazırdır. Baskı için ise baskı makinesine bağlanıp zarar görmeden çalışacak bir baskı kalıbının hazırlanması gereklidir. Baskı kalıbının hazırlanması için öncelikle sayfaların filmlerinin (şeffaf) görüntülerinin elde edilmesi gerekir. Fotoğraf baskısı gerektirmeyen yani tamamı yazılardan oluşan kitaplar için çoğu kez aydınger adı verilen şeffaf kağıtlara laser yazıcıdan ters çıkış almak yeterli olmaktadır.

Kitabımız renkli olduğuna göre, CMYK kısaltması ile dilimize yerleşmiş olan Cyan mavisi, Magenta kırmızısı, Yellow (sarı) ve Kontrast olarak ifade edilen siyah renklerin filmlerinin elde edilmesi gerekecektir. Matbaacılıkta renkli bir fotoğrafın baskı yoluyla çoğaltılabilmesi için öncelikle o fotoğraf üzerindeki CMYK renklerinin ayrılması yani bu renkleri içeren dört ayrı filmin elde edilmesi, bu filmlerden dört montaj yapılması, dört kalıp çekilmesi ve her bir kalıbın ilgili renk ile kağıt üzerine basılması söz konusudur. Filmlerde oranlarına göre ayrılmış olan renkler, baskı yoluyla teker teker kağıt üzerine basılmakta, örneğin; önce mavi renk basılmakta, ikinci olarak sarı renk mavi baskının üzerine basıldığında mavi, sarı ve yeşil tonlar elde edilmektedir. Bunlar üzerine magenta mürekkep basılınca morlar, lacivertler ve diğer ara tonlar oluşmakta, kontrast ile de fotoğraftaki derinlik ve netlik hissi arttırılmaktadır. Bu şekilde elde edilen baskıya trigromi baskı da denir.

Montaj: Kitabımız ofset matbaalarında sayfa sayfa değil, standart ebatlardaki tabaka kağıtlara basılır. Burada öyle bir düzenleme yapılır ki, tabaka halindeki bu kağıt uygun şekilde katlandığında birbirini takip eden sayfa numaraları ortaya çıkar. Burada en sık kullandığınız ölçü birimi formadır. 1 forma 16 sayfadan oluşur ve çok sayfalı (kitap, dergi gibi) işlerde planlama ve maliyet hesabı daima formalar üzerinden yapılır. İşte montaj işlemi, astrolog adı verilen ve saydam bir tabaka üzerine, basılacak işin filmlerinin forma düzeni esas alınarak yapıştırılmasından ibarettir. Basılacak iş iki renkli ise iki ayrı montaj, trigromi ise 4 montaj yapmak gerecektir. Trigromi +özel gibi bir ifade dört renk haricinde, yaldız gibi özel bir beşinci rengin basılacağını anlatmak için kullanılır.

Ozalit prova: Montajı tamamlanan iş, ozalit kağıdı üzerine pozlandırılıp, amonyak buharında bırakılarak baskı öncesi son kontrol için hazırlanır. Bu şekilde montaj üzerindeki iş ozalit kağıdına aktarılır, ozalit kağıdı forma düzenine göre katlanır. Burada amaç, kalıp çekimi öncesinde işin son kez kontrol edilmesi, sayfa numaralarının birbirini takip edip etmediğinin belirlenmesi ve hata riskinin azaltılmasıdır. Ozalit prova üzerine müşteri tarafından "basılabilir" onayı alındıktan sonra kalıp hazırlama işlemi başlar.

Kalıp : Montajlar, son olarak yüzeyi ışığa duyarlı hale getirilmiş metal plakalar üzerine pozlandırılır. Ülkemizde yaygın olarak kullanılan ofset baskı plakaları ozosol ve tif olarak adlandırılır. Montajdaki görüntüler ışık yardımıyla metal baskı plakalarına aktarıldıktan sonra bazı kimyasal işlemlerden geçirilerek, baskı kalıbı baskıya hazır hale getirilir.

Baskı Provası: Bir işin, basıldığı zaman nasıl görüneceğini kestirme yöntemidir. Prova, son çoğaltmada kullanılacak olan gerçek kağıt, mürekkep setleri ve görüntüler ile çalışan baskıdan alınan bir örnektir. Günümüzde digital prova sistemleriyle baskı öncesi renkli prova alınabilmektedir.

Baskı: Renk provası alınıp, renklerin uygunluğuna karar verildikten sonra kitabımızın seri baskısına geçilir. Baskı makinesinin özelliklerine bağlı olarak (tek renkli, iki renkli, dört renkli, altı renkli, ön arka baskılı gibi) baskının süresi ve kalitesi değişebilir.

Baskı koruma: Kitap, dergi kapakları, broşürler, ambalajlar, dosyalar gibi dış etkilere açık basılı materyallerin yüzeyine uygulanan; öncelikli amacı basılı yüzeyi yağ, nem, güneş ışığı gibi unsurlardan korumak, ikincil amacı ise baskı yüzeyine parlaklık ya da matlık etkisi vererek baskıya estetik özellik kazandırmak olan işlemlere baskı yüzey koruma işlemleri denir. En sık kullanılan baskı koruma şekilleri; vernik, lak ve selofan uygulamalarıdır.

Cilt: Kitap kapağımız ve formalarımız basıldıktan sonra kitap şekline dönüşmek için bazı işlemlerden geçer. Kapak, koniklenir. Yani sırta gelecek kısımlara iz açılarak, kitap sırt bölgesi netleştirilir. Tabaka halindeki iç sayfalar, kırım makinelerinde katlanır. Kırımı yapılmış formalar sırayla biraraya getirilir ve bu işleme "harman çekmek" denir. Harmanı yapılmış kitap formaları iplik dikiş, spiral ya da amerikan cilt denilen sistemlerle birbirine ve kapağa tutturulur. Kapak takma işlemleri tamamlandıktan sonra ağız kısımları traşlanır. Kitap pakete hazırdır.

Sayım ve şirink: Müşteriye teslim edilecek kitaplar istenilen sayılarda paketlenecektir. Bu iş ya el ile paketleme şeklinde ya da shirink (şirink) adı verilen paket makinelerinde yapılır. Shirink makineleri istenen sayıda kitabın dışına plastik folyo sarıp, folyo kenarlarını ısı ile yapıştırır ve basılı ürünlerin dağılması, ıslanması önlenmiş olur.

Teslimat: Pakete girmiş kitaplarımız için tesellüm fişi (sevk irsaliyesi) kesilir ve kitaplarımız nakil aracına yüklenerek müşterisine doğru yola çıkar.

Matbaa: Diğer adı basımevi olan matbaalar, çeşitli baskı tekniklerini kullanarak gazete, kitap, dergi, broşür, ambalaj gibi her türlü basılı materyalini üretmek ve çoğaltmak görevini üstlenmiş kuruluşlardır. Matbaalar hizmet götürdükleri sektörlerin talepleri doğrultusunda, başta kağıt-karton sanayiinin ürünleri olmak üzere, plastik, teneke, kumaş gibi ürünler üzerine baskı yaparlar.


Matbaacı:

1- Matbaa ve baskı işlerinin hazırlanma ve basılmaları ile uğraşan ve bu işi kendine meslek edinen kimse. Bu çerçevede matbaacılık ana mesleği altında çok sayıda meslek mensubu görev yapmaktadır. Bunların başlıcaları; dizgici, grafiker, filmci, montajcı, kalıpçı, baskıcı, mücellit (ciltçi), matbaa müşteri temsilcisi, matbaa yöneticisidir.

2- Basımevi sahibi.

Matbaacılık: 1.Basılması istenen bir materyale ilişkin yazılı ve görsel materyallerin belirli sanatsal özellikler gözetilerek bir araya getirilip düzenlenmesi, baskıya hazırlanması ve çoğaltılması işlemlerinin tümüne matbaacılık denir. 2.Basımevi işletme işi. Matbua: Basılmış olan, basılı. Matbu evrak: Daha çok resmi nitelik taşıyan işlerde kullanılmak üzere basılmış evraklara denir.

Ajans: Basım sanayiinde ajans kavramı, daha çok basılacak materyallerin baskı öncesi hazırlık işlemlerini yürüten, fiziki üretimden çok düşünce üreten ve satan kuruluşları ifade eder. Ajanslar, resmi ve özel kuruluşların hizmet ya da mallarını tanıtmaya, sevdirmeye, sattırmaya yönelik reklam/tanıtım kampanyalarını organize eder ve yürütürler. Bu işleri yaparken de kampanya sırasında kullanılacak basılı materyallerin (afiş, broşür, bilboard, reklam panoları, kitap, el ilanı, kurum kimliği çalışmaları vb.) tasarım ve baskıya hazırlık işlerini bizzat yürütürler. Reklam ajanslarının kapasiteleri ölçüsünde eleman sayıları ve çalıştırdıkları elemanların nitelikleri değişebilir. Büyük ölçekli reklam ajanslarında görev alan uzman meslek mensupları genel olarak şunlardır: Sanat yönetmeni, grafik tasarımcılar, fotoğrafçı, dizgici, metin yazarı, müşteri temsilcisi

Yayınevi: Belirli uzmanlık alanları için kitapların üretim, dağıtım ve pazarlamasını takip eden kuruluşlara yayınevi denir. Yayınevleri de ajanslar gibi matbaaların en önemli müşterileridir. Yayınevlerinin büyük bir kısmı, bastıracakları kitapların dizgi ve tasarımını kendi bünyelerinde yaptıktan sonra film, montaj, kalıp, baskı ve cilt işlemleri için bir matbaa ile çalışırlar.

Servis Büro: 1980’li yıllardan itibaren bilgisayarların basım sektöründe etkin kullanılmaya başlanmasının ardından, bilgisayar destekli film çıkış hizmetleri vermek üzere kurulmuş profesyonel kuruluşlara servis büro denmiştir. Servis bürolar, film çıkış makinalarına büyük yatırımlar yapmak istemeyen ajans ve matbaalar arasında köprü görevi gören kuruluşlar olup, günümüzde yavaş yavaş doğrudan kalıba pozlandırma sistemlerini de bünyelerine almaya başlamışlardır.

Selefoncu, lakçı: Baskısı tamamlanan broşür, dosya, kitap kapağı, karton ambalaj gibi bazı işlerin yüzeyine hem estetik kaygılarla, hem de daha dayanıklı olması, sudan, yağdan, güneş ışınlarından etkilenmemesi için ciltleme öncesi selefon veya lak uygulayan işletmelere denir.

Mücellithane (Ciltevi): Baskısı tamamlanan işlerin kesim, kırım, harman, dikiş, kapak takma vb. İşlemlerinin yapıldığı işletmelere denir. Pek çok matbaanın kendi bünyesinde mücellithanesi bulunmakla birlikte, özel kapak takma, varak yaldız vb. işlemler konusunda hizmet veren cilteveleri bulunmaktadır.

Matbaacılık programının amacı, basın endüstrisinde vasıflı işgücü sağlamak, üretim elemanı ile yönetici durumunda bulunan meslek elemanı ile yönetici durumunda bulunan meslek elemanları arasında, ara kademe iş gücünü yetiştirmektir. Matbaa teknikerleri, kamu veya özel kuruluşların basın ve yayım işlerinde ve gazete idarehanelerinde çalışırlar. 

Programın Amacı: Matbaacılık programının amacı, basım endüstrisinde vasıflı işgücü sağlamak, üretim elemanı ile yönetici durumunda bulunan meslek elemanları arasında ara kademe işgücünü yetiştirmektir. 

Programda Okutulan Belli Başlı Dersler: Matbaacılık programında öğretim süresince sanat tarihi, işletme ekonomisi, halkla ilişkiler, dizgi sistemleri, basım tarihi, basım fotoğrafçılığı, baskı makineleri, malzeme tekniği, basım işletmeciliği gibi dersler okutulmaktadır. 

Gereken Nitelikler: Matbaacılık programına girmek isteyenlerin, basım işlerine ilgili ve estetik görüşe sahip, ayrıntıları algılayabilen, dikkatli ve titiz kimseler olmaları beklenir. 

Mezunların Kazandıkları Ünvan ve Yaptıkları İşler: Matbaacılık programını bitiren bir öğrenciye "Matbaacılık Teknikeri" ünvanı verilir. Bu ünvana sahip kimseler basım ile ilgili kuruluşlarda işçi ile yönetici arasındaki iletişimi sağlar ve ara insangücü olarak görev yapar. 

Çalışma Alanları: Matbaa teknikerleri kamu ve özel kuruluşların basım ve yayım işlerinde ve gazete idarehanelerinde çalışırlar. Her alanda ara insangücüne duyulan ihtiyaç matbaa teknikerliği içinde söz konusudur.

Mark W. Lewis tasarımcılara en çok söylenen 10 yalanı paylaşmış. Bu maddelerden en az bir yada bir kaçı eminizki başınıza gelmiştir.
Özellikle Freelance işlere yeni başlayanlar bu maddeleri çok dikkatli okusunlar çünkü sürekli karşılarına çıkacak!
Bakalım Neymiş bu 10 büyük yalan ?

1- Bunu bizim için ucuza yada ücretsiz yap, bir dahakinde telafi edelim!
Saygın hiç bir iş sahibi, daha sonra ödenmek üzere yada ücretsiz olarak emeğini ve zamanını vermez. Bir tesisat ustasına "Bu seferlik lavaboyu bedava ver ve yerine monte et, bir dahaki lavabo ihtiyacımızda telafi ederiz!" dediğinizi hayal edebiliyoırmusunuz ? Bu tip müşteriler muhtemel bir sonraki işte zaten sizi aramayacaklardır.

2- Son halini görmeden asla ücret ödemeyiz!
Bu müşterilerin sizden avans istemenizi engellemek için kurduğu bir tuzaktır. Heme her tür işte önce avans verilir ve ondan sonra işler devam eder. Müşterinizle devamlılık arzeden bir ilişkiniz olması durumunda farklı davranabilirsiniz, ancak yeni bir müşteri hiç bir zaman çalışmalarınızı ücretinizin bir kısmını ödemeden görmemeli.

3- Bu işi bizim için yap, senin için iyi referans olur, işlerin açılır!
En büyük yalanlardan biri. Aynı şeyi lavabocuya söylediğinizde, size vereceği yanıt, "İşimi kusursuz yapsam bile farkedilmek için bunu size bedavayamı yapmam gerek?" olacaktır. Ayrıca işi bu şekilde yaptıran işveren etrafındakilere projeyi ne kadar ucuza çıkardığını böbürlenerek anlatacaktır. Çevresinden sizi yeni bir iş için arayan olsa bile muhtemelen size diğer işten aldığınız ücreti önereceklerdir.

4- Demo çalışmalara bakarken “Seninle çalışıp çalışmamaya henüz karar vermedik. Ama malzemeleri burada bırak ben ortağımla,yatırımcımla,karımla,patronumla görüşeyim.”
Bunu söyleyen kişi emin olabilirsinizki çalışmalarınızı teslim ettik sonra 15 dakika içinde diğer tasarımcıları arayarak fiyat bilgisi isteyecektir. Geri aradığınızda size ona verdiğiniz fiyatın çok yüksek olduğunu ve x bir tasarım firmasının daha uygun fiyat vererek işi aldığını söyleyecektir. Elbette onlar ucuz olacak, çünkü siz zaten saatlerce çalışarak ön çalışma ve danışmanlık hizmetini ücretsiz olarak verdiniz. Sözleşme yapana kadar hiç bir yaratıcı çalışmayı müşterinin ofisinde bırakmayın !

5- Proje iptal olmadı, sadece ertelendi. Hesabımız açık kalsın 1-2 ay sonra devam ederiz!
Muhtemelen etmeyecektir. İşte duraksama varsa muhtemelen o proje cansızdır. O ana kadar yaptığınız kısmın ücretini almamanız ise büyük hata olacaktır. 2 ay sonra geri aradığınızda o proje ile ilgili olarak başka biri atanmış olabilir, ve bilin bakalım ?! Bu yeni sorumlu kişi sizin adınızı bile duymamış olabilir!

6-Sözleşme mi ? Ne sözleşmesi, biz arkadaş değilmiyiz ?
Birşeyler yanlış gidene dek elbette arkadaşız. Akabinde senin takım elbiseli aşağılık benimde gerzek tasarımcı olmamam için sözleşme şart. Ancak yaptığınız işler için para ödenmemesini bekliyorsanız o sizin bileceğiniz iş. Saygın her iş sahibi mutlaka sözleşme yapar. Sizde yapmalısınız.

7- Faturayı iş üretildikten sonra kesip gönder!
Daha çok basılı grafik işlerinde, eğer uygulama yada basımını sizin yapmadığınız bir iş için, neden başkasının iş bitiş tarihini bekleyesenizki. Siz zaten tasarımınızı teslim ettiniz ve kabul edildi. O zaman faturanızı kesebilirsiniz. Bu sizi başka türlü bir bekletme taktiği olabilir. Müşteriniz işin tasarım sonrası aşamalarında ortaya çıklacak sorunları çözebilmek için sizi bekletiyor olabilir.

8- Senden önceki şu kadara yapmıştı…
Tamamen alakasız bir söylem. Eğer daha önceki çok iyi bir iş çıkarmış olsa şu an sizinle değil onunla konuşuyor olmaları gerekirdi. Bir öncekinin ne kadar ücret aldığı yada talep ettiği sizi hiç ilgilendirmemeli. Piyasanın altında ücret talep edenler yakında bu piyasadan ayrılacak demektir ya iflas edeceklerdir yada sektör değiştireceklerdir.

9- Bizim bütçemiz bu kadar diyen firmalar
İnanılmaz değilmi ? Adam araba almak istiyor hiç araştırmadan alacağı araba için ne harcayacağını biliyor. Her proje belli ölçekte bir ücrete karşılıktır. Daha az paraları varsa sizde karşılığında daha az çalışarak işi çıkarabilirsiniz. Ama bunu onların anladığından emin olun. İşi basitleştirerek sunacağınız bütçeyi kısın.

10- Finansal sorunlar yaşıyoruz, işi teslim et, biz biraz kazandıktan sonra ödemeni yapalım!
Tabii ki, ancak ödeme yapılacaklar listesinde en alt sıralarda olduğunuzu bilin. Bir firma kötü gittiğini açıklayabiliyorsa emin olun göründüğünden çok daha kötü durumdadırlar. Ayrıca bir banka olmadığınızı unutmayın geciken ödemeler ile ilgili olarak size ek ödeme yapılmasını isteyin.

İster tasarım ajansı sahibi olun ister freelance çaışın bu 10 maddelik listedekilere bir gün muhtemelen rastlayacaksınız. Yada bir çoğuna rastladınız bile. Okuduğunuz yazının kaynağı yabancı, buda şu anlama geliyor Türkiye’de bu işi yapıyorsanız bu maddeler haricinde daha sert ve farklı zorluklar ile karşılaşmanızda olası.

Zaman zaman sizlerden, tasarım işine girmek ve bunu meslek edinmek isteyenler için tavsiyeler yada mesleğe yeni başlamış kişilerin iş hayatlarında yaşadıkları zorluklar ile ilgili e-postalar gelmekte bu makale işe yeni başlayanlar için önemli bir kilometre taşı olacaktır. Özellikle serbest çalışanlar için.

Alıntıdır

Grafik tasarım bir mesajı iletmek için metnin ve görsellerin görülebilir düzlemde organize edilmesidir. Baskı, ekran, hareketli film, animasyon, iç mimari, paketleme gibi bir çok ortamda uygulanabilir. Temel ilkeleri hizalama, denge, karşıtlık, vurgulama, hareket, örüntü, oran, yakınlık, tekrarlama, ritm, ve birlikdir.
Tarih
Grafik tasarımın tarihi İÖ 14,000'lerde yapılmis mağara resimlerine ve İÖ 4.yy'da yazının başlamasına dayandırılabilir. Sonralari daha cok el yazması dini içerikli kitaplar ilk yayinlar olacaktir. Johann Gutenberg'in 1450'lerde hareketli matbaa'yı icadı kitap yayginlasmaya baslamistir. O donemlerde entellektuel dusunce din etrafinda oldugundan ilk basilip dagitilmaya baslayan kitaplar dinsel kitaplardir. Basili yayinlar icin harf ve metin dizimi erken donem grafik tasarim pratikleridir.





Avrupa'da İbrahim Müteferrika ilk defa 14 Aralık 1727'de Müteferrika Matbaasını kurmuştur. Burada basılan kitaplar dünya kitap tarihine ve Osmanlı kültürü tarihine dair önemli bilgiler vermektedir. Bu matbaada 1729-1742 tarihleri arasında 16 kitap basılmıştır. 1729'da "Vankulu Lugati" Arapça harflerle ilk basılan kitaptır. Katip Çelebi'nin 1732'de basılan "Cihannuma"sı içinde harita ve çizimler vardır. J. B Holderman'ın "Grammaire Turque" kitabı 1730'da Osmanlı'da Latin alfabesini kullanan ilk baskı olmuştur. 1732 yılında basılan "Tarih-i Hind-i garbi" (Amerika'nin keşfi), Amerika hakkında Müslüman bir yazar tarafından yazılan ilk kitaptır, 13 tahta baskı içerir.
1891-1896 arasinda William Morris tasarladigi kitaplarla zamanina gore cok basarili grafik tasarim isler uretmistir. William Morris'in isleri grafik tasarim icin bir pazar oldugunu gostermistir. Bu donemler tasarimin sanattan ayrilmaya basladigi donemlerdir.


Avrupa'da
Birinci Dünya Savaı sonrasinda 19. yüzyıl'un sanat ve tasarim goruslerine tepki olarak yeni tasarim dusunceleri ve isleri cikamaya basladi. 1919'da Almanya'nin Weimar sehrinde kurulan Bauhaus sanat ve tasarim alaninda bir cok yeniligin oncusu oldu.


Kaynak: Vikipedi

Ofset Baskı, 1904 yılında, Amerikalı Ira W. Rubel tarafından bulunmuş, genellikle (teneke ofset hariç) kağıt yüzeyine baskıda kullanılan baskı tekniği. Günümüzde kitapların, gazetelerin, dergilerin, broşürlerin, faturaların, kartvizitlerin ve karton ambalajların basımında kullanılır.

Ofset Baskı Makinasının Kesiti
Ofset sistemi aslında taş baskı sistemine benzer, ancak kalıp üzerindeki yükseklik farklarından yararlanmaz. Kalıp yüzeyi düzdür. (Yüzey üzerinde çok küçük bir emülsiyon tabakası kalınlığı farkı vardır ancak bu kalınlık görüntü oluşturmada etkin değildir) Kalıp yüzeyinde iş olan yani basılacak alanlar ve iş olamayan basılmayacak alanlar vardır. İş olan yani basılacak alanlar emülsiyon tabakasıyla kaplıdır. İş olmayan alanlarda ise emülsiyon tabakası yoktur. İş olan yerler mürekkebi, iş olmayan yerler ise suyu tutar. Burada su ve mürekkebin birbirine karışmaması prensibinden faydalanılır. Böylelikle iş olan yerlerde bulunan mürekkep baskıyı gerçekleştirir. Diğer alanlarda mürekkebi iten su olduğu için o bölgelere baskı uygulanmaz.

Kalıp hazırlama [değiştir]
Günümüzde artık kalıp aşamasında ara eleman olan film kalkmış ve dolaysız olan bilgisayardan kalıba pozlandırma (CTP) tekniği kullanılmaktadır.
Ofset tekniğinde kalıp hazırlamanın temel mantığı iş olan alanların görüntüsünü kalıp üzerinde saklamaktır. Bu işlem için ışığı geçirmeyen filmler kullanılır ve kalıp üzerinde işli alanların görüntüsü oluşyurulur. İş olmayan alanlar ışıktan etkilenir ve banyoya karışarak kalıp üzerinden atılır.
Sistemde suyun işsiz alanlarda tutunmasının temel nedeni; bu bölgelerin üzerinde suyu tutan mikro gözeneklerin olmasıdır. (Gren) Mürekkebin tutunduğu alanlar ise son derece düzdür ve bu yüzeyde su tutunamaz.
Ofset baskı sisteminde üç silindir vardır. Bunlar kalıp silindiri, Blanket silindiri ve Baskı silindiridir.


Kalıp kazanın üzerinde kalıp bulunur. Kalıp döndükçe mürekkep ve nemlendirme merdaneleriyle temas eder. Kalıp üzerinde görüntü düzdür. Blanket merdanesi üğzerinde esnek kauçuk bulunur. Baskı, kalıbın baskı meteryaline değil kauçuğun baskı meteryaline temasıyla sağlanır. Kauçuk üzerinde görüntü tersttir. Baskı meteryali blanket ve baskı kazanları arasından geçer ve baskı gerçekleşir.

Baskı işlemi düşünülmüş, tasarlanmış özgün bir grafik ürününün kalıp yoluyla çoğaltılmasıdır. Özgün baskı resimlerin kalıpları genelde elle yapılan işlemlerle sanatçısı tarafından yapılmaktadır.
Sanatçı bu işlemlerin hemen her aşamasında biçimsel oluşmayı ve yaratmayı sürdürmektedir. Özgün eser bütün yararlanılan malzeme ve tekniklerin sonucu olarak ortaya çıkar. Malzeme ve teknikler varolan bir eseri basarak çoğaltmak için değil, varolmayan orijinal eseri yaratıp yapmak için kullanılır.



Özgün eser yaratma olayı sırasında oluşur ve baskı sırasında doğmuş olur. Özgün baskı sanatı çalışmalarında bugün ençok yararlanılan teknikler özelliklerine göre şöyle gruplandırılabilir:

a. Yüksek Baskı Teknikleri
b. Düz Baskı Teknikleri
c. Çukur Baskı Teknikleri
d. Elek Baskı (Serigrafi) Teknikleri

Yüksek Baskı Teknikleri
Bu tekniğin özelliği, düz kalıp yüzeylerinde basmayacak yerlerin oyularak çukurlaştırılması, yüksekte kalan yerlere tampon veya merdane ile boya verilerek baskı yapılmasıdır. Yüksek baskı kalıpları genellikle ağaç yüzeylere oyularak veya kazınarak yapılır. Ağaç dışında oymaya veya kazımaya elverişli çeşitli muşambalar (linolyum v.b.) kurşun levhalar da kullanılır. Ağaç kalıp olarak şimşir, frenk çınarı, ıhlamur, kiraz, armut, elma ve akça ağaç en çok kullanılan kalıp çeşitleridir. İnce izler kazımak için ağacın liflerine dikey kesitten elde edilen tahtalar kullanılır. Büyük izli oymalar için liflere paralel kesilmiş tahtalar kullanılmaktadır.

Düz Baskı Teknikleri
Özgün baskılar için kullanılan düz baskı tekniklerinin ilkel şekli monotipi adıyla bilinenidir. Cam veya parlak metal bir levhaya merdane ile baskı boyası verildikten sonra bu levha üzerine yatırılan kağıdın arkasına bir kalem veya benzer bir araçla çizilerek baskı elde edilir. Resim çizilirken baskı da oluşur. Yalnız bir baskı elde edildiği için "bir baskı" anlamında "monotipi" denilmiştir. Bu teknikte de çeşitlemeler yapılabilir. Boya verilmiş levha üzerine silme, kazıma veya boyama yolu ile elde edilen resim bir kağıda basılarak da baskı resim elde edilebilir. Düz baskının en çok kullanılan ve yaygın olanı litografi (taşbaskı) tekniğidir.
Baskı kalıbı olarak kullanılan taş %98 kalsiyum karbonat ve bikarbonatlardan oluşmaktadır. Mikroskopik deniz canlılarının kabuklarından yer tabakalarının basıncı altında ve milyonlarca yılda oluşmuştur. Bu taşın temiz yüzüne yağlı kalem ve boyalarla çizilen resim, bir oyma veya kabartmaya gerek kalmadan basılabilir. Taşın çok sert olan dokusu hem suyu hem yağı iyi tutar. Özelliği nedeni ile basmayacak yerler ıslak tutularak yağlı kalem veya boya ile çizilen resme merdane ile baskı boyası verilebilir ve boya baskı ile kağıda geçirilebilir.

Çukur Baskı Teknikleri
Bu tekniklerde kalıp olarak bakır, çinko veya çelik levhalar kullanılır. Kalıpta çizgiler, çeşitli koyulukta lekeler, yumuşak ton geçişleri, sert ve yumuşak çizgiler, dokular elde edebilmek için çeşitli kazıma, oyma ile yedirme araç gereç ve malzemesi kullanılır.

Tekniğin özelliğine göre şu çeşitler belirtilebilir:



1. Elle Kazıma:
Sivri veya sivri üçgen kesitli çelik kalemlerle resim metal üzerine doğrudan kazınarak elde edilir. Kazıma yoluyla oluşan çukurlara ve bu yanında oluşan çapaklara giren boya, diğer yerlerdeki boya silindikten sonra nemli kağıtlara preste baskı ile geçirilir.

2. Yedirme Yolu İle Oyma:
Metal plakanın yüzü aside dayanıklı özel lakla kaplandıktan sonra plak üzerine çelik sivri uçlarla resim çizilir. Metalin üzerindeki bu resim asitle yedirilerek resim olan yerler oyulur. Kalıptaki lak temizlendikten sonra oyulmuş yerlere baskı boyası verilir, yüksekteki boyalar silinir, preste baskı ile resim nemli kağıda geçirilir.

3. Akuatinta:
Metal plak üzerine toz reçine veya asfalt serpildikten sonra tozlar ısıtılarak eritilir. Plak üzerinde aside dayanıklı laklarla kapatmalar yaparak, açık kalan yerleri asitle yedirerek resmi yapma işlemi sürdürülür. Lak ve reçine atıkları temizlenir. Çukurlara boya verilir, yüksekteki boyalar silinir ve preste baskı yapılır.

4. Mezzotinta:
Bu yöntemde çeşitli dişli bıçak veya ruletler kullanarak metal plak üzerinde çukurluk ve çapaklardan oluşan dokular oluşturulur. Bu dokular ezilerek, kazınarak çukur ve çapak derinlikleri değiştirilir. Diğer yöntemlerde olduğu gibi baskı yapılır.

Elek Baskı Teknikleri
Mürekkebin elek deliklerinden geçirilerek baskı materyaline transfer edilmesi tekniğine "elek baskı" denilmektedir. Bu yöntemin bir başka adı da "serigrafi baskı"dır. Serigrafi yönteminde baskı kalıbı olarak plakalar, metaller değil bir çerçeveye gerilmiş gözenekli bez kullanılır. Bu bez ipek, organze, özel terylen, polyester veya metalden örülmüştür. Çerçeveye gerilmiş olan bezden kalıp olarak yararlanabilmek için görüntü dışındaki bez gözeneklerinin kapatılması gerekir. Bu gözenekler kapandıktan sonra açık olan gözeneklerden boya verildiğinde görüntü kağıda aktarılmış olacaktır.
Başlıca özelliği kalın ve düzgün bir boya tabakası basabilmesidir. Sanatçılar serigrafiyi 20. yüzyılda kullanmaya başlamışlardır. Malzeme ve atölye araç gereçleri açısından diğer yöntemlere nazaran daha kolay ve ekonomik gerçekleştirilebilme avantajlarına sahiptir.

Grafik Sanatlarda Serigrafi
Grafik sanatlarda serigrafi, hazırlanan özgün tasarım ve orijinale en yakın sonuçlar verebilen bir yöntemdir. Grafik sanatçıların çoğu tasarımlarını serigrafi ile uygulamak suretiyle ulaşmak istedikleri sonuç hakkında fikir sahibi olabilirler, negatif-pozitif, siyah-beyaz yada renk ilişkilerini kontrol etme olanağı bulabilirler.


Herhangi bir firma için tasarlanan projenin çeşitli seçeneklere uygulanmış olarak sunulması büyük yararlar sağlar.
Yön levhaları, tanıtım gereçleri, etiket, çıkartma, plaket, flama, bayrak baskıları, orijinal serigrafi posterleri, fiber, pleksiglas, metal yüzeylere reklam tasarım ve uygulamalarında serigrafi ideal bir yöntemdir.
Günümüzde reklam tanıtım amaçlı eşantiyon ve hediyelik eşya üretiminde büyük bir yoğunluk vardır. Özellikle yeni yıl hazırlıkları döneminde artan iş alanı sözkonusudur. Firma tanıtımları için takvimler, ajandalar, çantalar, anahtarlıklar, sigaralıklar, kalemlikler serigrafi ile hazırlanmaktadır. Salt bu alanda çalışan işyeri ve grafik evi sayısı her geçen gün artmaktadır.
netten alıntı

İpar Matbaasi olarak Öncelikli hedefimiz, siz degerl müsterilerimizin ihtiyaçlarini en seri ve hatasiz sekilde söz verdigimiz zamanda tamamlayip teslim edebilmek. Bunun için bizlere vermis oldugunuz her türlü firsati uzman kadromuz ve tecrübelerimiz ile profesyonel bir biçimde çalisarak tamamliyoruz. Teknoloji her zaman yakindan takip eden bizler ihtiyaçlariniza en uygun çözümleri en hizli sekilde üreterek,bizimle çalismanin ayricaligini sizlerle hissettirebilmis isek ne mutlu bizlere. Yardimci olabilecegimiz her konuda bizleri arayin. Gözümüz en ileride, bu amaçla ilerliyoruz, kendimize güveniyoruz. Müsterilerimizle iliskilerimizin sürekliliginde verimin artacagini bilerek. ilkelerimizi; karsilikli güven, seffaflik, sicak ikili iliskiler, birbirini ve ihtiyaçlarini iyi tanima, anlama, beklentileri dogru çözümlerle karsilama olarak koyuyor, birlikte kazanmak ve basariyi keyifle paylasmak istiyoruz... E-mail: ipargrafik@gmail.com Türkiye'de Matbaacilik İlk Türk matbaacisi İbrahim Mütefferika?dir. Lale devri olarak bilinen dönemde 1726 yilinda ilk Türk Matbaasi kurulmustur. Ülkemize matbaanin bu kadar gecikmesinin nedenleri dinsel tutuculuktan ziyade toplumun bu yönde bir isteginin olmayisi, okur yazar oraninin yüksek olmayisi, okuma aliskanliginin kazanilmamis olmasi, hattatligin yaygin bir meslek olusu ve matbaa için gerekli alt yapinin hazir olmayisidir. (Avrupa?da bir psikoposun askerlerine sehir bastirdigi düsünüldügünde matbaanin gecikmesinin temel nedeninin dinsel tutuculuk olmadigi daha net anlasilacaktir). Osmanli matbaasinda basilan ilk kitap Kitab-i Lügat-i Vankulu (Vankulu sözlügü)?dur. Mütefferika yasami boyunca 17 farkli eser basmistir. Ancak kitaplarin maliyetlerinin ve buna bagli olarak fiyatlarinin çok yüksek olmasi matbaaciligin yayginlasmasini engellemistir. Mütefferka?nin ölümünden sonra matbaa zaman zaman atil kalsa da çalismaya devam etmistir. Matbaanin basina 1754 yilinda İbrahim ve Ahmet Efendiler, 1783 yilindan sonra Beylikçi Rasid Mehmed Efendi ve Vak?a-nüvis Vasif Efendi geçmislerdir. 1796 yilinda Abdurrahman Efendi Mühendisane matbaasini kurmustur. Daha sonra Üsküdar matbaasi(1802) ve sonrasinda Takvimhane-i Amire adinda bir matbaa daha açildi. (1831) Bu sirada Misir?da Kavalali Mehmet Ali Pasa Bulak matbaasini kurdu. (1822) 1833 yilinda ülkede 54 matbaa (15?i litografi) 1948 yilinda 509 matbaa ve 1983 yilinda 3537 matbaa bulunmaktaydi. Günümüzde Türk matbaaciligi teknolojik gelismelere bagli olarak gelisimini sürdürmektedir. Basim sektörü Avrupa?daki emsalleriyle ayni kalitede ürünler üretebilmektedir. Hazir teknoloji üretici ülkelerden alinmakta ülkemizde basari ile uygulanmaktadir. Ancak Türkiye bazi istinalar hariç teknoloji üretmekten uzak, fakat iyi bir teknoloji takipçisi durumundadir. Matbaacilikta kullanilan temel baski yöntemleri: 1. Ofset baski (gazeteler, kitaplar, brosürler, kagit üzerine) 2. Tipo baski (günümüzde islevini yitirmistir. Metal harflerle yüksek baski teknigi) 3. Tifdruk ve flekso baski (Ambalaj özellikle fotopolimer yüzeylerin baskisi) Serigrafi baski (kagit, seramik, tekstil vb. yüzeyler.)










Google